Hükümetin sanayi koridorları ve Irak Kalkınma Planı’nda önemli bir yer tutan Mersin’in kalkınma hamlesi dönüşümüne hazırlanması gerektiğine dikkat çeken MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, “Arazilerimizi sektörlerimizi planlamalı, buna göre eleman yetiştirmeliyiz” dedi.
Haber Merkezi
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, katıldığı bir radyo programda gündeme ve gelişmeler dair soruları yanıtlayarak, önemli açıklamalarda bulundu.
“MERSİN’İN KONUMU ÇOK ÖZEL VE AVANTAJLI İMKANLAR SUNUYOR”
Öncelikle Mersin’i sanayi ve lojistikte öne çıkaran temel avantajları anlatan Çakır, “Kentin konumu çok özel ve avantajlı imkanlar sunuyor. Akdeniz’in en önemli limanlarından birisine sahip. Biz her zaman Mersin, lojistiğin başkenti diyorduk. En son Sanayi ve Teknoloji Bakanı açıkladı. Sanayi koridorları var. İki tanesi Mersin bağlantılı. Bu koridorlar Mersin’de buluşuyor. Bakanlığın açıkladığı bu koridorlarla Mersin’in Türkiye’nin Lojistik Başkenti olduğunu tescilledi” dedi.
Lojistikte Mersin’in, havayolu, demiryolu, deniz ve karayolu olmak üzere 4 modun bir arada olduğu bir merkez konumunda bulunduğuna dikkat çeken Hakan Sefa Çakır, bu koridorlar açıldıktan sonra kentin, Türkiye ve Akdeniz’in en önemli merkezi haline geleceğini kaydetti.
“SAMSUN-MERSİN ARASINDA Kİ 13 BÖLGEDE GELŞMİŞLİK SAĞLANACAK”
Başkan Çakır bu koridorların Mersin ekonomisine etkilerine dair ise şunları söyledi; “Mersin bir dış ticaret kenti. Mersin’in olma amacı liman. Karadeniz’in Akdeniz’e uzanması, Doğu ve Güneydoğu’nun çıkış noktasının Mersin olması Türkiye’nin çıkış noktasının Mersin olarak görünmesini sağlıyor.
Tüm ticaret Marmara’da olmamalı. Ticaretin, refahın Anadolu’ya yayılmasını sağlamak gerekiyor. Bunu defalarca söyledik. Bakanlık da bu söylemleri kabul etti. Açıklanan bu koridorlar Marmara’daki sanayinin Anadolu’ya homojen yayılmasını sağlıyor.
Örneğin Samsun - Mersin koridoru denince sadece iki şehri değil bu iki şehir arasında yer alan 13 şehri ilgilendiriyor. 13 şehir güzergahında yatırımlar yapılacak. Bu da sadece Mersin için değil tüm bölgelerde gelişmişlik sağlayacak.
Mersin ise bu illerin çıkış noktası olacak. Hem depolama hem lojistik hizmetleri Mersin’den sağlanacak. Kentimiz kritik bir merkez haline gelecek.
“IRAK’TAN ÇIKAN YÜKLER MERSİN’E GELECEK”
Ayrıca kritik noktaların biri de Irak kalkınma planı. Irak’tan çıkan yükleri Mersin’e ulaştıran bir çalışma. Burada Irak Bander Abbas Limanı’ndan Habur’a, oradan Şırnak üzerinden yük Mersin’e geliyor. Buradan da ileride Karadeniz ve Avrupa’ya uzanan başka bir güzergah var. Sadece kapıkule çıkışı değil Karadeniz Filyos’tan çıkış noktası olacak.
“MERSİN - FİLYOS HATTININ OLMALI”
Bu 4 koridorun dışında biz Mersin - Filyos hattının da olmasını istiyoruz. Marmara’ya en yakın liman bölgesi olan Filyos’un demir ve karayoluyla yeni açılımla Mersin’e açılmasını istiyoruz. Böylece Roterdam’a kadar gidebilen bir koridor oluşuyor ve bu koridor boğazlardaki bağımlılığı azaltıyor. Bunu da yeni öneri olarak bakanlığa sunuyoruz.”
“DEMİRYOLU HATLARI YETERLİ DEĞİL AMA CİDDİ YATIRIM VAR”
Bu koridorlarla uluslararası ticaretin yoğun olduğu bir merkez haline gelecek olan Mersin’de mevcut durumdaki demir ve karayolu liman entegrasyonunun yeterli olup olmadığına dair ise Çakır, “Şu anda hızlı tren projesiyle Gaziantep, Adana, Mersin hattı yakın sürede devreye girecek. Ulukışla ve Yenice – Samsun hattı da bağlanacak. Demiryolu hatları yeterli değil ama ciddi yatırım var. Uluslararası havalimanında destinasyonlar artacak. Karayolunda 2. büyük karayolu taşımasına sahibiz. Türkiye’nin en büyük limanı elimizde. Yeni konteyner limanı projesi de var.
Burası özel bir merkez haline geliyor. Finans merkezi dış ticaret merkezi gibi büyük holdinglerin burada olması sağlanacak. Mersin gelecekte bir Barcelona gibi olacak. Bu noktaya doğru gidecek diyoruz. Dünya çapında bir şehir olma yolunda gidiyor. Ona göre plan yapmalıyız” yanıtı verdi.
MERSİN’DE GIDA ÜRETİM VE SANAYİSİ BÜYÜYECEK
Bu gelişim ile büyümesi beklenen sektörleri de değerlendiren Hakan Sefa Çakır, Mersin bölgesinin özellikle gıda sektöründe gıda üretim ve sanayisinde planda olduğunu aktardı. “Gıda da dünyada bitmeyecek bir sektör” diyen Çakır, “Gıda sanayi başta olmak üzere savunma sanayi hızlı noktada olacak.
Büyük firmaların ulaşımda yatırım yapması planlanıyor. Buna Mersin olarak birlikte karar vermeliyiz. Ne istiyoruz cihp üreten tesis mi istiyoruz? Katma değerli daha ne üretebiliriz sanayimizle üniversitelerimizle kafa yorup biz karar vereceğiz. Yurtdışından bu firmaların sanayi tesislerini Mersin’de kurmasını sağlayacağız.
Her kes limana yakınlık istiyor o nedenle sanayimiz hızla büyümeye başladı. 7-8’incisini de yapacağız. Sanayide hızlı büyüyeceğiz. Lojistikte güçlü olduğumuz için. Katma değerli sanayiler peşine koşuyoruz” dedi.
“TEKNİSYEN, MÜHENDİSLİK, TEKNİKER GRUBUNDA YENİ İSTİHDAM OLMASINI SAĞLAMALIYIZ”
Başkan Çakır, bu dönüşümün istihdama yansımasının olumlu olacağını da aktararak, “Teknisyen, mühendislik, tekniker grubunda yeni istihdam olmasını sağlamalıyız. Bizim için çok kritik. Üniversitelerimiz meslek okullarımızla planladığımız sektörlere, ihtiyaca göre öğrenci ve mühendis, tekniker teknisyen yetiştirmeliyiz. İstihdama pozitif katkı sağlayacak.
Örneğin bizim şu anada çalışabilecek 500 mühendisimiz var personel sorununuz yok. Lojistik sorununuz yok tüm altyapı sorunlarınızı biz çözebiliriz. Yeriniz hazır, demiryolu bağlantılarınız hazır diyerek yatırım çekmeliyiz. Ulaşımı tamamen demiryolu ağlarıyla sağlayacak düzen kurmalıyız. O zaman işi bitirmiş oluyoruz.
O nedenle şehir de bir araya gelerek çalışıyoruz. Tüm sektörlerin bir arada olduğu, valilik bünyesinde lojistik odak çalışma kurulumuz var. Orada aldığımız kararın biri de bir Mersin’de Lojistik Köye ihtiyacımız var. Bir lojistik başkent olduysak bir lojistik köy de olmalı valilik moderatörlüğünde bunu sağladıktan sonra tüm organizasyonları tamamlamış olacağız” ifadelerini kullandı.
“YEREL ESNAF HAZIRLIKLI OLMALI”
Bu pozitif yansımayı kent yaşamında görmek için hazırlıklar olması gerektiğini de dile getiren Çakır, “Yerel esnaf da buraya gelecek büyük firmalar geldiğinde yan sanayilerini oluşturmalı. Taşıması, yemesi, konaklaması var. Herkesi olumlu yönde etkileyecek. Bir sirkülasyon olacak. Uçuşlar değişecek hizmetleri eğitimleri hem hizmet sektöründe de çok güçlü noktaya gelmeli bu ekipleri yetiştirmeliyiz.
Örneğin turizm olduğunda taksiden restorana kadar nasıl eğitimden geçilecekse sanayi koridorlarının getireceği gelişmelere yönelik ekipleri de yetiştirip bu ekiplere hizmet edecek hem yan sanayi hem de hizmet sektöründeki firmalar da kendisini ona göre yetiştirecek. Bizim kontrolümüzde. Biz de esnafa destek verip adaptasyon sağlayacağız. Şehrin kazanacağı bir sistem oluşturacağız. Yeter ki katma değeri yüksek ürünler üretilsin. Limanın ve lojistiğin gücünden tüm şehir ve ülke faydalanacak” şeklinde konuştu.
“MERSİN’E YATIRIMCI İLGİSİ ÇOK FAZLA”
Tüm bu gelişmeler ışığında yatırımcı ilgisine dair soruları da yanıtlayan Başkan Çakır, “Çok ilgi var. Sanayi fiyatları çok yükseldi. Bu araziler sınırsız değil. Kıymetli olduğunu bilip katma değeri yüksek yatırımlara yönelmeli. Talep çok. Talebi kontrollü şekilde alıyoruz. Herkese yer verelim değil Mersin’e ülkeye fayda sağlayacak, katma değerli ürün üretenlere pozitif ayrımcılık yaparak bu düzeni sağlamalı. Kriz var sıkıntıdan geçiyoruz ama bir o kadar da talepte fazlalık var. Seçici olunmalı.
Mersin deniz manzaralı bir yer bunun hakkını verebilecek sanayinin imalatın olmasını sağlamalıyız.
“ARAZİLERİMİZİ SEKTÖRLERİMİZİ PLANLAMALI, BUNA GÖRE ELEMAN YETİŞTİRMELİYİZ”
MTSO bu dönüşümde nasıl bir rol üstleniyor? Burada sanayi koridorları oluşturulduğunda tüm Türkiye’deki sanayi alanları mevcut OSB’lerden 11 kat fazla büyüyecek. 11 kat büyümesi için bir altyapı oluşmalı. Biz nasıl etkileneceksek tüm Türkiye’ye homojen dağılacağı, tersine gölerin oluşacağı bir düzen kurulmalı. Sadece Mersin olarak düşünmeyelim. İyi bir altyapı oluşturularak yapılmalı. Bu nedenle Filyos’un çok önemli olduğunu düşünüyoruz.
Biz MTSO olarak 2030 – 2050 – 2075’te nasıl bir Mersin olacağını planlamalıyız. Arazilerimizi sektörlerimizi planlamalıyız. Buna göre eleman yetiştirmeliyiz. Yan sanayileri ona göre oluşturacağımız bölgeler oluşturmalıyız. Bizim de hazırlığımız bu eğitimleri vermek. Yol haritalarımızı master planlarımızı hazırlamalıyız. Örneğin Filyos, TOBB’daki TEPAV’ın yaptığı bir çalışmaydı. Bunu bakanlığa sunarak Filyos Mersin koridoru oluşturulması gerekiyor. Demiryolu ve karayolu ağı var. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlarsak dünyaya daha rahat ulaşabiliriz çalışması yapıyoruz. Bu sistemi lobiciliğimizle, valiliğimizle birlikte, TOBB’la birlikte kurmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“ÖNCELİĞİMİZİ ÇEVREYE VERMELİYİZ”
Çevre ve sürdürülebilirlik açısından da ekonomik dönüşümü ele alan Çakır, sözlerini şöyle tamamladı: “Çevre bizim olmazsa olmazımız. Denizimiz olmazsa olmazımız. Şu anda güvenlik açısından çok iyi durumdayız. Hedefimizin biri temiz Akdeniz olması.
Büyüme olsun ama şehir bundan trafik olarak güvenlik olarak kirlilik açısından zarar görüyorsa büyümesin. Asıl istediğimiz şehir merkez nüfusu 2 milyonsa 2 milyonda kalmasını sağlamak. Tüm sektörlerin değişik ilçelerde büyümesini sağlamak gerekiyor. Kırsalın da gelişmesini sağlayabilirsek sadece Mersin merkez değil. Tarsus, Erdemli, Silifke nüfusu artsın buralara doğru lojistik altyapısını oluşturursak göç de gelmez.
Biz 2050’de nasıl bir Mersin hayal ettiğimizi şu anda planlarsak bu kentsel dönüşüm olabilir, 2050 -2075 Mersin’ini şimdiden hazırlamalıyız. Önceliğimizi çevreye vermeliyiz. Mersin, Türkiye’nin incisi Akdeniz’in yıldızı olacak. O kadar kıymetli ki bu şehri her yönlü geleceğe hazırlamak hepimizin sorumluluğu.
Valimiz büyükşehirle bu görüşmeleri yapıyoruz. Büyümenin doğru ve organik olmasını sağlayalım. Şehir çok zengin oldu ama insanlar kaos içindeyse bu da doğru değil. Mutluluk ve huzurun devamını sağlamalıyız.”
